Sayfa yükleniyor...
COMUHABER.COM - Çanakkale'nin En Güncel Haber Sitesi
ÇOMÜ Haber

Mutlu Olmak yada Olmamak

Mutlu Olmak yada Olmamak

Mutlusun ya da değilsin ya da ruh halin hakkında hiçbir fikrin yok. Biz insanlar aslında hep mutlu olmayı istemişizdir. (Halil Sezai ve Küçük Emrah hariç) Hep mutsuz olmaktan yakınmışızdır, şiirler yazmışızdır, ağıtlar dökmüşüzdür, pesimist şarkılar söylemişizdir hatta insan tabiatına karşı gelerek kafamıza sıkıp gitmişizdir. Kısacası ‘’Bir of çeksem karşı ki dağlar yıkılır be usta ! ‘’ durumunu çokça yaşamızdır. Önce kendi kendimizi mutsuz etmeyi başarıp sonra bizi iyileştirsin diye psikolog ve psikiyatrist gibi meslekler üreterek durumu telefi etmeye çalışmışız. İnsanların genel olarak kabul ettiği mutluluk tanımına baktığım zaman mutsuz olmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Yalan söylemek olmaz; bende çoğu başarısızlıkla sonuçlanan mutlu insan olma girişimlerinde çokça bulundum. Cebimde param yokken mutluluğu parada aradım,param olduğunda ise yanlış numarayı çevirdiğimi anlayarak, özür dileyip cüzdanı kapattım. Daha sonra hayatımda bir kadının eksik olduğunu, mutsuzluğumun bundan kaynaklandığını düşündüm. Hayatımda bir kadına yer verdiğimde ise kendimi bir anlıkta olsa ‘’mutluluğu bulan masum köylü’’ gibi hissettim. Fakat ne hikmetse o işte tutmadı. Aradığımız mutluluğa şu anda ulaşılamıyormuş. ’’Zaten aşk-meşk işlerinden kim mesut olmuştu ki ?’’dedim. Ferhat ile Şirin bile ‘’İlişkisi Yok ‘’ yapmış….  Anlaşılan dükkanı yanlış yere açmışız; zabıta amcalarda burada mutluluk olmaz deyip mührü vuruverdi. Anlayacağınız vücudum mutluluk hormonu salgılamamakta ısrar edince bende mutluluğu bulma girişimlerime yılmadan devam ettim. Kendimi dünyadan soyutlamış gibi hissetmiştim, çevremdeki insanlarda umrumda değildi. Ülke ve dünya sorunlarına kayıtsız kaldığımı fark ettim. Sanırım mutsuzluluğumun sebebini bulmuştum. ( Nah…Argoda tabi la tabi öyledir kesin, anlamındadır.) Ve bir gün kendi kendime söz verdim. Bundan böyle her gün haberleri takip edeceğim, köşe yazıları okuyacağım, siyaset hakkında fikir üreteceğim dedim. Ve bir gün baktım ki sözümü tutmuşum, fakat bir defineyi ararken sanırım ana su borusunu patlaşmışım. Yani işi elime yüzüme bulaştırdım ve benim mutluluğu bulma işi yine yalan oldu anlayacağınız. Neden mi ? Çünkü…

Bir tarafta zulüm edenlerin, bir tarafta zulüm görenlerin; bir tarafta sefa sürenlerin, bir tarafta açlıktan ölenlerin ve en önemlisi de dünyada ve ülkemiz de bu kadar acı çekip mutsuz olmaya mahkum edilmiş insan varken bütün bu olanlara karşı nasıl sırt dönüp mutlu-mesut bir hayat sürebilirdim ?

Mutlu olmakta, mutsuz olmakta karakter işidir. Caddede yürürken yoldan geçen bir lüks arabayı görüp kendinizi mutsuz hissediyorsanız gerçekten kendinize üzülmekte haklısınız. Sizin durumunuza bende üzülüyorum. Fakat aynı cadde üzerinde yürürken bir insanın çöp konteynırından yiyecek aradığını görüp en azından üzülebiliyorsanız, mutsuz oluyorsanız ne mutlu size.

Siz bakmayın o psikolog bozuntularına, kişisel gelişimci hödüklere. Aslında mutlu olmakta, mutsuz olmakta zerre kadar önemli değildir. (Ergenlik dönemini atlatanlar için… ) Önemli olan tek şey mutluluğunuzun ve mutsuzluğunuzun sebepleridir. Yani neler ile sevinip, nelere üzüldüğünüzdür. Çok üzülmeyin ya da çok sevinmeyin; ikisi de geçer….

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ÇOMÜ Haber 22 Eylül 2018, Cumartesi