Sayfa yükleniyor...
COMUHABER.COM - Çanakkale'nin En Güncel Haber Sitesi
ÇOMÜ Haber

Balıklardan Gelen Şifa

Balıklardan Gelen Şifa

Geçen hafta yine bu köşede sizlerle balık etinin faydaları, merak edilenler gibi konuları paylaşmıştım. Birçok okuyucumuzdan, bu bilgilerden dolayı teşekkür mailleri aldım. İnsanlarımızın günümüzde sağlıklarına ve beslenmelerine çok daha fazla önem verdikleri bilinen bir gerçek. Bu nedenle bu tür konular ilgi çekiyor.

Anadolu halkı geçmişten gelen tecrübelerini, hastalıklar konusunda uygulamakta oldukça maharetlidir. Bir hastalıktan bahsettiğiniz zaman, size hemen onun doğal ilacını önerebilirler. Bu tavsiyeler, bazen tıp tarafından reddedilirken; bazen de kabul edilebilir. Hastalıklara karşı alabalık kullanımı da hem halk arasındaki tabiri ile “kocakarı ilacı” hem de tıp ve bilimin kabul ettiği bir durumdur.

Dâhiliye uzmanı olan bir doktor hocamız, bir hastası ile ilgili şöyle bir olayı paylaşmıştı;

Kanındaki pıhtılaşmayı bir türlü düzene sokamadığım bir hastam vardı. Hatta bir ara neredeyse komaya girecek kadar durumu ağırlaşmıştı. Yakınları, hastalarını köylerine götürmek için ısrar ettiler. Biz de mecburen izin verdik. Bir müddet sonra hastam kontrole geldiğinde çok sağlıklı görünüyordu. Yaptırdığımız laboratuvar testlerinde kan değerleri de normal değer aralığındaydı. Kendisine ne yaptın da böyle hızlı toparladın diye sorduğumda; “Yirmi gün süre ile her gün aç karnına bir tane kırmızı benekli alabalık yedim” diye cevap verdi.

***

Üniversite öğrenciliğim sırasında dekanımız olan bir hocamız boyun fıtığı olmuştu ve sürekli boyunluk ile dolaşmak zorunda kalıyordu. Ülkemizin en önemli hastanelerin gitmiş ve her gittiği yerde “Mutlaka ameliyat olmalısın” telkini ile karşılaşmıştı. Yaşlı annesi kendisine; “Oğlum bana izin ver sana ilaç yapayım, emin ol ameliyata gerek kalmayacak”diyerek ricada bulunmuş. Hocamız da pek inanmamakla beraber, annesini kırmamak için olur demişti. Yaşlı teyzemiz Fakültemizdeki tesislerimizde yetiştirdiğimiz alabalıklardan alarak, limon suyunda bekletmiş ve bu balığı da hocamızın boynuna sabah akşam bağlamıştı. Üzerinden uzun zaman geçen bu olayı halen daha hocamız; “Üç gün sonra hiç ağrım kalmadı ve o günden beridir ki; bir daha da boynumla alakalı hiçbir sıkıntım oluşmadı” ifadeleri ile anlatmaktadırlar.

Alabalığın en fazla kullanıldığı sağlık problemlerinden birisi de halk arasında kireçlenme tabir edilen ortopedik bir hastalıktır. Bunun için bazı hastalar düzenli olarak alabalık tüketerek, eklem yerlerindeki kireçlenmenin çözündüğünü ifade etmektedirler. Bazı hastalar da yukarıda anlattığım tarzda dışarıdan bağlayarak, diz, dirsek, boyun gibi uzuvlardaki kireçlenmenin eritildiğini bildirmektedirler.

Halkımız yavru balıkların yutulduğu zaman midedeki ülsere, gastrite iyi geldiğine inanmaktadırlar. Küçük balık canlı olarak yutulur ve çırpındıkça bir sıvı salgıladığı ve bu sıvının mideyi iyileştirdiği söylenir. Bunu deneyerek, gerçekten ağrılarım geçti diyen çok sayıda tanıdığım var. bölüm arkadaşlarımla beraber yapmış olduğumuz bir araştırmada da balıkların özellikle çırpınırken daha fazla çıkardığı mukus tabakasının gerçekten de ağrı kesici bir özelliğinin olduğu da belirlenmişti.

***

Bilimsel veya tecrübe ile kanıtlanmış bu gibi olayların yanı sıra, halk arasında alabalığın iyi geldiğine inanılan değişik hastalıklardan biri de sarılık hastalığı. Halk arasında çokça dinlediğim ilginç olaya göre; canlı bir alabalık, bir kap içerisindeki suya bırakılıyor. Hasta olan kişinin yüzen balığa beş dakika boyunca gözünü kırpmadan bakması sağlanıyor. Bu olayın akabinde inanışa göre; hastadaki sarılık balığa geçerek, onu sarartarak öldürüyor, hasta tamamen iyileşiyor.

Bir yakınımın bizzat denediği bir olay da balık olmasa bile su canlısı olması hasebi ile burada bahsedilebilecek olan kurbağa ile ilgili. Bu teyzemizin elleri ekzema olmuş ve kaşıntıdan çok şiddetli ıstırap duyuyormuş. Eskilerden aklında kalmış olan bir bilgi ile canlı bir kurbağayı ellerine sürmenin ekzemayı iyileştireceğini düşünmüş ve uygulamış. Gerçekten de kısa zamanda ellerinin iyileştiğini anlatır ve “Kızım siz bilimle uğraşıyorsunuz, bunu bir araştırsana ne var kurbağa derisinde. Hem de biz gençliğimizde köylerde gebelik testlerimizi kurbağa derisinde yapardık bunu bile araştırabilirsiniz” diye bizlere araştırma konuları sunardı.

Hepimizin bildiği bazı illerimizde yaşayan, balıklarla beraber suya giren kişilerdeki sedef gibi cilt hastalıklarını iyileştirdiği söylenen ‘doktor balıklar’ da halkımızın ilgisini çekmektedir. Bu günlerde de Sivas’tan Deniz Bilimleri ve Teknolojileri Fakültemize bu balıklardan getirildi ve üzerlerinde araştırmalar yapılacak.

Bilim adamlarının yapması gereken mutlaka halkın tecrübelerine kulak verip, üzerinde araştırmalar yapmaktır. Anlatılan hiçbir şey boş değildir. Sağlıcakla…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ÇOMÜ Haber 21 Ekim 2019, Pazartesi