Sayfa yükleniyor...
COMUHABER.COM - Çanakkale'nin En Güncel Haber Sitesi
ÇOMÜ Haber

“Geçmişten Geleceğe Kütüphaneler” Konferansı Gerçekleştirildi

“Geçmişten Geleceğe Kütüphaneler” Konferansı Gerçekleştirildi

“Geçmişten Geleceğe Kütüphaneler” isimli konferans, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Cemil Meriç Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hamza Kandur’un konuşmacı olarak yer aldığı konferansa ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Saçar ve Türkiye’nin önemli kütüphanecilerinden Doç. Dr. Erol Yılmaz’ın yanı sıra akademik ve idari personel katıldı.

ÇOMÜ Kütüphanesi tanıtım filminin gösterimiyle başlayan konferansın açılış konuşmasını Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı İsmail İşleyen yaptı.

İşleyen, konuşmasında altı ay içinde ikinci kez kütüphanecilik ile ilgili bir konferansa ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederek günümüzde serbestçe üretilen ve ağ üzerinden yayınlanan bilginin denetlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle kişilere bilgi okur-yazarlığı yeteneklerinin kazandırılmasının zorunluluk haline geldiğini belirtti.

Hayat boyu öğrenmenin gerçekleşebilmesi için kişilere akademik yaşamlarının başından itibaren bilgi okur-yazarlığı yeteneklerinin kazandırılması gibi işlevlerin artık kütüphaneler tarafından yerine getirilmekte olduğunun altını çizen İşleyen, bu nedenle kütüphanelerin, öğrenimin vazgeçilmez birer parçası olarak kabul edilmesinin ve kütüphanecilerin eğitim, öğretim ve araştırmanın içinde daha aktif olarak yer almalarının gerektiğini söyledi.

İşleyen, bu noktada ÇOMÜ Kütüphanesi’nin gerek kütüphanecilik politikası gerekse yapmış olduğu yatırımlar ile hem elektronik hem de basılı yayınları dengeli bir şekilde kullanıcıların hizmetine sunarak bu alanda bir marka haline geldiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Sedat Laçiner ise “Üniversite kütüphane demektir, kitap demektir, bilgi demektir. Bilginin ve kütüphanenin olmadığı yerde üniversiteden bahsedilemez, sadece bir tabeladan bahsedilebilir” diyerek Türkiye’nin bu açıdan bakıldığında pek de gurur duyulacak bir durumda olmadığını söyledi.

Laçiner şöyle devam etti:

“30 bin kitabı olan üniversitelerimiz ve maalesef bunları büyük rakamlar sanan akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz var.  Bilgiye sahip olan medeniyetler diğerlerine göre daha güçlü olurlar. İslam alemine baktığımızda bütün Müslüman ülkelerin kitaplarını üst üste yığsanız batıdaki orta halli bir şehrin kütüphanesindeki kitap sayısı kadar çıkıyor. Bundan dolayıdır ki İslam alemi, dünya siyaseti içerisinde perişan vaziyette. Kim ki kitaba yeterince önem vermez, geri kalmaya, ezilmeye mahkûmdur. Nitekim baktığınız zaman hem yüz ölçümü hem de nüfus açısından küçük bir ülke olan İsrail’in Milli Kütüphanesindeki kitap sayısı 5 milyondur. Türkiye’nin Milli Kütüphanesindeki kitap sayısı 1,3 milyondur. ABD’nin Kongre Kütüphanesinin raf uzunluğu 800 kilometreden fazladır. İngiliz Milli Kütüphanesinin raf uzunluğu 600 kilometreden fazladır. Bizim Milli Kütüphanemizin raf uzunluğu ise 20 kilometre civarındadır. Raflarınızı ne kadar uzağa götürürseniz medeniyette de o kadar ilerlersiniz. ÇOMÜ’de mütevazi bir başlangıç yaptık fakat Türkiye’nin içinde olduğu vaziyetten dolayı bu biraz önde göründü, dikkat çekti. Raf uzunluğumuz şu anda 17,5 kilometreye ulaştı. Şunu itiraf edelim ki bu çok küçük bir rakamdır. 700 bin kitap ile batı dünyasında bir yeriniz olamaz. ABD’de 5 milyon kitap koleksiyonuna sahip üniversite sayısı çoktur. Bu açığı hep birlikte kapatmamız gerekir. Kütüphanecilik açısından dijital çağı yakalayabilirsek bu açığı daha kısa sürede kapatabiliriz. Milyonlarca kitabı biriktirme derdinden kısmen de olsa kurtulabiliriz.”

Prof. Dr. Laçiner, bilgi üretimine yabancılaşma kavramına da değinerek konuyla ilgili şunları söyledi:

“Günümüzde öğrenciler ödevleri için Vikipedia ya da Google üzerinden araştırma yapıp bulduğu bilgiyi doğru bilgi diye kullanıyor. Oysaki size verilen ücretsiz bilgi genellikle manipülatiftir, sığdır, yetersizdir. Buradaki bir diğer tehlike de araştırmacıların, akademisyenlerin, öğrencilerin son zamanlarda dijitale ve internete çok bağlandıklarında bilginin nasıl üretildiğini anlayamaması. Bunun bir üretim safhası olduğunu, bir araştırma gerektirdiğini, kaynaklara başvurulması gerektiğini, aylar, yıllar sonucunda o bilginin üretildiğini fark edemiyorlar. Şu an Türkler bu konuda tüketici konumundalar. Orijinal bilgi üretme konusunda çok ciddi bir sorun var. Bu sorun da basılı kaynaklarda iyi olmamaktan kaynaklanıyor. 19. ve 20. yüzyılın ıskalanmış olmasından kaynaklanıyor. Vikipedia ve Google şu anda Türk insanının beynini şekillendiriyor.”

Türkiye’de kütüphanelerin çok zayıf bir vaziyette olduğunu ifade eden Laçiner, bunun sebeplerini de şöyle açıkladı: “Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma sebepleri malum. Eğitim ve kültür alanında çok iyi olmuş olsalardı, bunu iktisada, askeri ve siyasi alanlara yansıtabilselerdi yıkılmazlardı. Cumhuriyet kurulduğu zaman ise bir devrim yapıldığı düşüncesiyle üniversite ve kütüphanelere dar bir açıdan bakıldı, belli görüşler kabul edildi, diğerleri ise hasım olarak görüldü. Sonrasında askeri darbeler oldu, sağcılar geldi sol kitapları yaktı, solcular geldi sağ kitapları yaktı, laikler geldi dini kitapları yaktı, dindarlar geldi seküler kitapları yaktı, askerler geldi hepsini yaktı. Elimizde İskender’in Kütüphanesi kadar bile kütüphane kalmadı. Dolayısıyla bilgiyi toplamayan, koleksiyon haline getirmeyen, istenildiği zaman ona ulaşılmasını kolaylaştırmayan bir ülkede kalkınmayı, gelişmeyi sürekli hale getirebilmek çok zor. Kütüphanelerde fikir ayrımını yapmamamız lazım. Bu kitaplar hangi görüşü savunursa savunsun omuz omuza, yan yana durmalı.”

Konuşmaların ardından Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hamza Kandur tarafından verilen “Geçmişten Geleceğe Kütüphaneler” isimli konferansa geçildi.

ÇOMÜ’de kütüphane konusundaki farkındalığın üst düzeyde olduğu söyleyen Prof. Dr. Kandur, kütüphanenin geçmişi, bugünü ve geleceğinin ÇOMÜ’de mevcut olduğunu ifade etti.

Bilginin elektronik ortamda nasıl işlendiği, kullanıldığı ve gelecekte hangi boyutlara taşınacağı, sosyolojik açıdan günümüzdeki gençliğin konuyla ilgili şimdiki talepleriyle bundan 50 sene sonraki taleplerinin neler olabileceğinin, üzerinde çalıştıkları temel konular olduğunu belirten Prof. Dr. Kandur, dünya medeniyetlerinden verdiği örneklerle kütüphaneciliğin gelişimini anlattı.

Konferansın son bölümünde izleyicilerin sorularını cevaplayan Kandur’a, Prof. Dr. Sedat Laçiner tarafından teşekkür belgesi, hediye ve çiçek takdim edildi.

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ÇOMÜ Haber 17 Ekim 2019, Perşembe