Sayfa yükleniyor...
COMUHABER.COM - Çanakkale'nin En Güncel Haber Sitesi
ÇOMÜ Haber

“Çanakkale Hem İstiklal, Hem İstikbal Mücadelemiz Oldu”

“Çanakkale Hem İstiklal, Hem İstikbal Mücadelemiz Oldu”

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yılı nedeniyle düzenlenen törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan 101 yıl önce tarihe gömülmek istenen, Balkan faciasının utancıyla şaşkınlık içinde olan bir millet; Çanakkale’de yeni bir dirilişin, yeni bir şahlanışın destanını yazmıştır. Dönemin tüm savaş yöntemlerinin, denizde, karada, havada en üst düzeyde kullanıldığı Çanakkale Muharebeleri; asıl gücün teknoloji değil, inanç olduğunu dünyaya bir kez daha göstermiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. Yılı Töreni’ne katıldı. Çanakkale 18 Mart Stadyumu’nda gerçekleşen 101. yıl dönümü anma programında; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de hazır bulundu.

Çanakkale şehitlerinin manevi şahsiyetlerine verilen şükran madalyasının bayrağa takılmasıyla başlayan anma töreni, şehitler için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan törende bir konuşma yaptı.

Çanakkale’de destan yazan şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yâd ettiğini belirterek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde, binlerce kilometre öteden gelip, burada hayatlarını kaybeden, o günden beri topraklarımızda misafir ettiğimiz diğer ülke askerlerini de tazimle anıyorum” dedi.

“ÇANAKKALE SAVAŞLARININ GERÇEKLEŞTİĞİ MEKÂNLARI GÖRMEYEN HİÇBİR EVLADIMIZ KALMAMALI”

“Çanakkale Savaşlarını, ‘Bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize sonsuz vatan yapan’ bir mücadele olarak tanımlayan Gazi Mustafa Kemal’i de rahmetle yâd ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gazi’nin, ‘Tarihlerini bilmeyen milletler başka milletlerin avı olurlar’ sözünün en müşahhas tezahürü Çanakkale’dir. Çanakkale Zaferini bilmeyenler, bu savaşın nerede, hangi şartlarda, hangi fedakârlıkla yapıldığını anlamayanlar, bugün yaşadıklarımızın manasını da kavrayamazlar. Bunun için ülkemizde Çanakkale Savaşlarının gerçekleştiği mekânları görmeyen, o havayı teneffüs etmeyen hiçbir evladımız kalmamalıdır. Bugün ortaokuldan liseye, liseden üniversiteye geçişte sınavlar var değil mi? İşte ben, Çanakkale’nin ziyaret edilmesini ve burada verilen mücadelenin tarihî öneminin hıfzedilmesini de aynı düzeyde önemli bir hadise olarak görüyorum.”

“ÇANAKKALE BOĞAZI, ÇANAKKALE 1915 KÖPRÜSÜ İLE İNŞALLAH CUMHURİYETİN 100. YILINA GEÇECEK”

Törende Çanakkale Destanı şiirini okuyan öğrenciyi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu destanı inanıyorum ki bu nesil de aynı şekilde yazacaktır” diye ekledi.

Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile diğer ilgili tüm kurumlardan bunu öncelikli bir mesele olarak görmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale Geçilmez Destanı ile düşmana dur diyen Çanakkale Boğazı, Çanakkale 1915 Köprüsü ile inşallah Cumhuriyetin 100. yılına geçecek” diyerek, Çanakkale Boğazı üzerinde yapılacak olan köprünün 2023 yılına yetiştirilmesi temennisinde bulundu.

“Çanakkale’nin anlamını öğretemediğimiz, bu mücadelenin geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimiz için ifade ettiği manayı zihnine ve gönlüne nakşedemediğimiz her evladımızın vebali, bu işin sorumlularının üzerindedir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son 3 yıldır yaşanan hadiselerin, Çanakkale’deki mücadelenin mesajını çok daha önemli hale getirdiğini dile getirdi ve ekledi: “Kardeşlerim biz şehitlerin nesliyiz. Biz şehitlerin kanlarıyla suladığı bu topraklarda yetişmişiz. Şehadet bizim için korkulacak bir makam değil, ulaşılması gereken bir makamdır.”

“101 YIL ÖNCE TARİHE GÖMÜLMEK İSTENEN BİR MİLLET, ÇANAKKALE’DE ŞAHLANIŞ DESTANI YAZDI”

“Bundan 101 yıl önce, tarihe gömülmek istenen, Balkan faciasının utancıyla şaşkınlık içinde olan bir millet, Çanakkale’de yeni bir dirilişin, yeni bir şahlanışın destanını yazmıştır” sözlerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale’de verilen mesajın, sadece milletimize değil, tüm dünyaya da hitap ettiğini ifade etti ve şunları kaydetti: “Dönemin tüm savaş yöntemlerinin, denizde, karada, havada en üst düzeyde kullanıldığı Çanakkale Muharebeleri, asıl gücün teknoloji değil, inanç olduğunu dünyaya bir kez daha göstermiştir. Yahya Çavuş, bunun ispatıdır, Seyit Onbaşı bunun ispatıdır. Ama gözü olup da bunu göremeyenler var. Bunlar bizi aldatmasın, biz aynı şekilde yürüyeceğiz. Onun için de Yahya Kemal ne diyor: ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur Yârabbi! / Senin uğrunda ölen ordu budur Yârabbi! / Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, / Gaalib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın!’ İşte onlar böyle yürüdüler, böyle yürüyerek Çanakkale kurtuluş destanını yazdı. Çanakkale hem istiklal, hem istikbal mücadelemiz oldu.”

“ÇANAKKALE, GÖZÜ VE GÖNLÜ TÜRKİYE’YE KİLİTLENMİŞ MİLYONLARCA MAZLUM İÇİN UMUDUN ADI OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatanını ve hürriyetini canı pahasına korumaya kararlı bir millet karşısında durabilecek hiçbir kuvvetin olamayacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Bu yönüyle Çanakkale, gözü ve gönlü Türkiye’ye kilitlenmiş milyonlarca mazlum için de umudun adı olmuştur. Ama Çanakkale’de Muş’tan gelen de vardı, Bitlis’ten gelen de vardı, Van’dan gelen de vardı. Anadolu’nun dört bir yanından olduğu gibi ta Üsküp’ten gelen de vardı, Bosna’dan gelen de vardı. Onun için o bir varoluş mücadelesiydi. Pek çok sömürge ülkesi, Çanakkale’den ve daha sonra Kurtuluş Savaşımızdan aldıkları cesaretle, ilhamla bağımsızlıklarına giden yola girmişlerdir. Çünkü buraya gelenler Avustralyalılar, Yeni Zelandalılar, onlar bile soruyorlardı; ‘Biz buraya niye geldik, o kadar uzun mesafelerden biz buraya niye geldik?’ diye soruyorlardı. Öbür tarafta Senegal’den aldatılmış buraya getirilen o Müslüman kardeşlerimiz burada ezan seslerini duyunca, ‘Biz nereye geldik?’ deyip silahlarını ters döndürüp saf değiştirerek gerçek yerlerine döndüler. Bu destan böyle bir destan; ‘Ben Müslüman kardeşime nasıl silah çekerim?’ dediler. Ama bugün ne oldu? Bugün, şimdi acaba 6-7-8 Ekim tarihlerinde benim Kürt kardeşimi sokağa dökenler, Kürt’ü Kürt kardeşime öldürtenler kimler? Acaba şu anda benim Mehmetçiğimin karşısına çıkanlar kimler? Benim polisimin karşısına dikilenler kimler? Peki, bunlara alkış tutanlar kimler, bunları övenler kimler, bunlara destek verenler kimler? Millet olmak kolay değil, ama unutmayın gençler illet olmak kolay.”

“BU MİLLET GÜÇLÜDÜR; BİZ BİR ÖLÜR, BİN DİRİLİRİZ”

İçinde bulunduğumuz bölgenin bugün de tarihî bir yol ayrımında olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Bu önemli süreçte gözler bir kez daha Türkiye’ye yönelmiş, ümitler bir kez daha bize bağlanmıştır. Karşımızdaki zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, mücadele etmek ve başarıya ulaşmak, millet olarak bizim en önemli vasfımızdır. Gençler sakın umudunuzu yitirmeyin. Allah’ın izniyle bu millet güçlüdür; biz bir ölür, bin diriliriz, bunu böyle biliniz” şeklinde konuştu.

Dün Çanakkale önlerine en modern gemileri, topları, uçakları, en donanımlı ve eğitimli askerleriyle gelenlerin hiç ummadıkları bir mağlubiyetle karşılaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin en ağır maliyetli askerî harekâtının Çanakkale’de bir karış toprağın elde edilemediği bir büyük hezimete dönüştüğünü belirtti.

Çanakkale’ye gelenlerin tek hedefinin İstanbul olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şu değerlendirmelerde bulundu: “İstanbul’u biz feda edebilir miydik, İstanbul’u verebilir miydik? Onun için de ‘geçilmez’ denilen yer neresiydi? Çanakkale’ydi ve geçemediler Çanakkale’yi. İstanbul’un üzerinde çok hevesi olanlar var ama hepsinin hevesleri kursaklarında kaldı. Bugün de içeride ve dışarıda milletimizi köşeye sıkıştırmak için her türlü oyunu oynayanları hiç şüpheniz olmasın aynı akıbet bekliyor. Şehitlerimiz var, 300’ü aşkın şehit verdik. Ama gördüğünüz gibi şu anda bütün operasyonlarda 2000’i aşkın da… Evet kendileri bu noktada kaybolup gittiler. Bölgemizde bu coğrafyayı tanımayanlar için çok kolay ve basit gibi gözüken işler bir anda içinden çıkılamayan dev krizlere dönüşebilir. Yaşanan krizlerin insani ve ekonomik maliyetleri asla bölgemizle de sınırlı kalmamıştır, kalmayacaktır.”

“2023 HEDEFLERİMİZE SIKI SIKIYA SARILMALIYIZ”

“Çanakkale Savaşı’nın o dönemde nasıl çok önemli sonuçlara yol açtığını tarih kitaplarından biliyoruz gençler. Şu dönemde bölgemizde yaşananların da kimler için ne tür tarihî değişimlere vesile olacağını inşallah hep birlikte yaşayacak ve göreceğiz” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte bize düşen 2023 hedeflerimize sıkı sıkıya sarılmaktır. Unutmayın, ‘zor oyunu bozar’ diye bir atasözümüz var. Bölgemizde ve üzerimizde oynanan oyunları bozacak olan en büyük kozumuz, en önemli enstrümanımız 2023 hedeflerimizdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu rotadan sapılmadığı ve projelerden taviz verilmediği sürece ülke ve millet olarak yeni bir destanın yazılmasına kimsenin engel olamayacağının altını çizdi ve şunları söyledi: “Yeter ki millet olarak birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı güçlü şekilde muhafaza edebilelim. İşte bayrağımızın önünde evet 81 ilden oraya yerleştirilmiş puzzlelarla bir Türkiye haritası yerleştirildi. Üzerinde de ne yazıyor? ‘Birlikte Türkiye’yiz.’ Evet, birlikte Türkiye olmaya devam edeceğiz. Yeter ki rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızın indirilmesine, şehadetleri dinin temeli olan ezanlarımızın susturulmasına asla izin vermeyelim. Yeter ki vatanımızı bölmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakalım. Yeter ki devletimizi yaşatalım, büyütelim, güçlendirelim, müreffeh hale getirelim. Kardeşlerim; ilkelerimizden taviz vermeyelim. Dün Çanakkale geçilmez diyerek üzerimizde oynanan oyunları bozmuş ‘Ya istiklal, ya ölüm’ diyerek kararlılığımızı ortaya koymuştuk. Bugün de yeni Türkiye’yi işte bu sütunlar üzerine inşa edecek, yükseltecek 21. yüzyılın büyük ve güçlü ülkesi haline getireceğiz.”

“TERÖRE TESLİM OLANLAR VAR”

Bu milletin karşısına mertçe çıkan kim olursa olsun, ne kadar güçlü olursa olsun yılmayacağına, korkmayacağına ve mücadeleden kaçmayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama terör denen ve karşımıza en alçak, en sinsi, en ahlaksız, en insanlık dışı yöntemlerle çıkan musibet işimizi gerçekten zorlaştırıyor” dedi ve konuşmasına şöyle devam etti: “İşte son örneğini geçtiğimiz Pazar günü Ankara’da Kızılay Meydanı’nda yapılan bombalı saldırıyla yaşadık. Masum insanların arasına giren bir bombalı araç, 35 vatandaşımızın hayatına mal oldu, çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebebiyet verdi. Terör örgütlerinin maşa olarak kullandıkları, rahmetli Cengiz Aytmatov’dan ilham alarak ‘mankurt’ olarak nitelendirdiğim bu aşağılık varlıkların hainlikleri karşısında öfkeye kapılmamak mümkün değil. Dikkat ediniz, bölgemizde ve ülkemizde faaliyet gösteren ne kadar terör örgütü varsa hepsi de Türkiye’ye karşı birleşti. Buna karşılık başta Batı ülkeleri olmak üzere pek çok devlet hâlâ bu örgütler karşısında ilkeli bir tavır ortaya koyamıyor. Belçika’da, Brüksel’de bugün toplantı var. Toplantının yapıldığı binanın hemen arkasında, bölücü terör örgütü PKK’yı terör örgütü olarak ilan eden Avrupa Birliği’nin bir tanesi olan Belçika, orada kalkıp onların paçavrasını dalgalandırmak suretiyle çadır kurmalarına izin verebiliyor. Bunlar dürüst değil, bunlar samimi değil, bunlar ikircikli davranıyorlar. Bugün bayrağı indirmişler, oradaki posterleri kaldırmışlar. Kimi aldatıyorsunuz; dürüst olun dürüst, samimi olun. Karşınızda aldanacak bir Türkiye yok, bir Türk milleti yok, bunu biliniz. Bunun adı teröre teslim olmaktır, bunlar teröre teslim oldular.”

“BESLEDİĞİNİZ O YILAN HER AN SİZİ DE SOKABİLİR”

Ankara’da patlayan bombanın, bölücü terör örgütü yandaşlarına şov yapma imkânının sağlandığı Brüksel’de veya Avrupa’nın herhangi bir şehrinde patlamaması için hiçbir sebebin olmadığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu açık gerçeğe rağmen Avrupa ülkelerinin hâlâ aymazlık içinde hareket ediyor olmaları, mayın tarlasında dans etmek gibidir. Ayağınızın ne zaman mayına basacağını asla bilemezsiniz, ama bunun kaçınılmaz bir son olduğu da açıkça ortadadır” eleştirisinde bulundu.

Terör örgütlerine doğrudan veya dolaylı kucak açan veya destek veren ülkelere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Koynunuzda yılan besliyorsunuz, beslediğiniz o yılan her an sizi de sokabilir. Türkiye’de patlayan bombaları televizyon ekranlarından seyretmek size bir şeyler ifade ediyor olmayabilir; aynı bombalar sizin şehirlerinizde patlamaya başladığında bizim ne hissettiğimizi mutlaka anlayacaksınız. Ama o zaman her şey için çok geç olacak. Kendi ülkenizi hedef aldığında asla tahammül edemeyeceğiniz, izin vermeyeceğiniz faaliyetleri sırf Türkiye’ye yönelik oldukları için desteklemekten vazgeçin. Ülkenizde bir bombalı saldırı olduğunda ve sizin bir milletvekiliniz o intihar eylemcisinin taziyesine gittiğinde ona karşı neler yapabileceğinizi çok iyi biliyorum. Aynı şekilde ülkenizde akademisyen, gazeteci, sivil toplum temsilcisi sıfatı taşıyanların ülkenizin birliğine, bütünlüğüne yönelik eylem yapan terör örgütüne destek verdiğinde sizin tavrınızın ne olacağını da gayet iyi kestirebiliriz. Şundan emin olunuz: Türkiye bugüne kadar benzer bir tehdide maruz kalan veya kalacak olan Batılı ülkelerden çok daha demokrat, çok daha hoşgörülü, çok daha hukuk devleti ilkelerine uygun bir terörle mücadele pratiği ortaya koyuyor. Biz bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz.”

Avrupa ülkelerinden biraz empati yapmalarını beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki terörle mücadele yöntemlerinin, benzer durumlarda, Fransa’da, İngiltere’de, Amerika’da yapılan ve yapılacak olan uygulamalardan çok daha insaflı, temel hak ve özgürlüklere çok daha uygun olduğunu söyledi.

“BİZİM TARİHİMİZDE KATLİAM YOK”

“Biz ne yaptığımızı, nasıl bir mücadele verdiğimizi, kimlere karşı mücadele ettiğimizi gayet iyi biliyoruz” ifadelerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerini şu cümlelerle sürdürdü: “Avrupa Birliği’nin, diğer uluslararası kurumların ve ülkelerin eleştirilerine bakarken de gerçekten adilse kulak veririz, değilse kusura bakmasınlar. Söz konusu ülkemizin ve milletimizin bekası olduğunda, hiç kimse kusura bakmasın yapılması gerekeni yaparız. Bizim tarihimizde kıyım yoktur, bizim tarihimizde katliam yoktur, insanların ve toplumların iliğini sömürme anlayışı hiç yoktur. Dolayısıyla bizim terörle mücadelemizin de bir ahlakı, bir ölçüsü, bir meşruiyeti vardır. Birileri bizi zorladığı, birileri bizden talep ettiği için değil, zaten kendi kültürümüzde var olduğu için bu şekilde davranıyoruz, davranmayı da sürdüreceğiz. Türkiye 3 milyonu aşkın sığınmacıya ev sahipliği yaparken bir avuç mülteciye yer bulamayıp Avrupa’nın ortasında bu mazlumları utanç verici şartlara mahkûm edenler önce dönüp kendilerine baksınlar. Bizler Çanakkale’deki kahramanların evlatları olarak onların şanına, şerefine mücadelesine gölge düşürecek en küçük bir yanlışın içinde olmayız. Şehitlerimizin ruhlarını muazzep etmedik, etmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, bu toprakları vatan kılanları rahmet ve minnetle yâd ettiğini belirterek ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. Yılı Töreni’nde emeği geçenleri tebrik ederek tamamladı.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ÇOMÜ Haber 16 Ağustos 2018, Perşembe