Sayfa yükleniyor...
COMUHABER.COM - Çanakkale'nin En Güncel Haber Sitesi
ÇOMÜ Haber

Laçiner Fenerbahçe Komplosu’nu “itiraf” etmiş!

Laçiner Fenerbahçe Komplosu’nu “itiraf” etmiş!

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Asbaşkan Şekip Mosturoğlu ile birlikte NTV ve NTV Spor ortak yayınında katıldığı bir programda futboldaki FETÖ yapılanması ve Fenerbahçe’deki sportif gelişmelerle alakalı olarak çarpıcı açıklamalar yaptı. Yıldırım açıklamaları ile gündem yaratmakla kalmadı. Aynı zamanda Fenerbahçe’ye operasyon çekilen o günlerde kimlerin bu operasyonu alkışladığını da anlattı. 

Şu anda FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Eski ÇOMÜ Rektörü Pref. Dr. Sedat Laçiner de o günlerde FETÖ’nün ele geçirmek istediği Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yapılan operasyonu destekleyenler arasındaydı. Star gazetesindeki köşesinden bu konuyu iki kere özel olarak yazısına konu edinen Laçiner, önce 7 Temmuz 2011 tarihinde “Fenerbahçe-Ergenekon Bağlantısı” başlığı ile bir yazı yazıyor. Yeteri kadar gündem oluşmadığı için sadece 5 gün sonra aynı konuyu yeniden köşesine taşıyan Laçiner, bu sefer 12 Temmuz 2011 de yeni bir yazı kaleme alıyor. Yazısında Fenerbahçe’ye yapılan sözde şike operasyonunu ciddiyetten uzak bir üslup takınarak okuyucusuna aktarıyor ve zihinleri bulandırmaya çalışıyordu. Fos çıkan Ergenekon iddianamesi ile Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe arasında irtibat kurmaya çalışan Pref. Dr. Sedat Laçiner’e bu yazılarından dolayı Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe camiasının dava açıp açmayacağı ise merakla bekleniyor.

İşte FETÖ tutuklusu Laçiner’in o yazılarından ilgili bölümler…

Fenerbahçe’ye Kimler Tuzak Kuruyor?

Bazıları Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım merkezli şike operasyonunun komplo olduğundan adı gibi emin. Bu kişilere göre ortada tam bir‘anti-Fenerbahçe operasyonu’ var. Yaşananların tertip olduğu kesin de, tertibi kimin yaptığını kestiremiyorlar.

Müsaadenizle bendeniz kendilerine bir parça yardımcı olmaya çalışayım:

İlk şüpheliler doğal olarak ABD ve İsrail. Ülkenin yarısı Fenerbahçeli olduğuna göre Türkiye’yi zayıflatmak isteyen dış mihraklar FB’yi hedef almış olabilir. Böylesine büyük bir operasyonu bizim polisler başaramayacağına göre (!), kesinlikle bir CIA veya FBI, olmadı MOSSAD operasyonu ile karşı karşıyayız demektir. Amman dikkat!…

Dış mihrakların FB’yi vurmaktan ikinci muradı Türk milliyetçilerine ve ulusalcılarına zarar vermek de olabilir. Malum bölücüler ve cemaatçiler GS’lı; liboşların önemli bir kısmı ise BJK ve yine GS’yi tutuyor. Anadolu takımlarını ise daha çok dinciler tutuyor deniyor. Bu durumda has be has Türk milliyetçilerine FB kalıyor. FB Orduevi’ni ve Yaşar Büyükanıt gibi FB’li eski Genelkurmay Başkanlarımızı da düşündüğünüzde yabancı güçlerin FB üzerinden Ordu’ya ve Türk milletine saldırdığını anlamamak için ahmak olmak gerekir. Eee, ahmak olmadığımıza göre…

Komplocu cemaat olmasın

Bir diğer doğal şüpheli Fethullah Gülen Hoca. Türkiye’de oturmadığına göre… Ayrıca FB’li olmadığını dünya âlem bilir. Hem operasyonu polisler yaptığına göre ve polisler arasındaHocaefendi’yi sevenler hiç de az olmadığına göre operasyonun arkasında Cemaat’in olmadığını söylemek zordur. Bu durumda Aziz Yıldırım’ın başı ciddi dertte demektir. Çünkü savcılar ve hâkimler de, HSYK, Yargıtay, Futbol Federasyonu, Elektrik İşleri, Danıştay, DSİ ve Anayasa Mahkemesi vs. de Hocaefendi’den izin almadan adım atamazlar. Görmedik mi Ergenekon ve Balyoz davalarında? Bu işin içinde kesin kes Cemaat parmağı vardır. Bunu da yazın bir kenara…

Bu da Laçiner’in aynı konu ile ilgili olarak “Fenerbahçe Ergenekon Bağlantısı” başlığı ile yazdığı fakat en küçük bir bağlantı gösteremediği o yazıdan bölümler:

Gidin kahvelere, aile sohbetlerine… Herkesin dediği “kim ne yaptıysa cezasını çeksin”. Geçmişin dokunulmazlarına dokunuldukça Türkiye rahatlıyor, işler yoluna giriyor. Ekonomi tıkırında, insanlar daha huzurlu. İster Aziz Yıldırım olsun, ister Veli Küçük, isterse Mehmet Haberal… İster elinde koca bir ordu olsun, isterse koca bir futbol takımı, suç işlediği vakit herkese dokunulacağı güvencesi insanları rahatlatıyor.

Bazılarının sandığı gibi Türkiye heyecanı bol, gündemi her gün değişen bir ülke de değil… Ortada birbirinden kopuk olaylardan oluşan büyük bir kaos yok… Tam aksine devasa bir çete-mafya-vesayet düzeni çatırdıyor… Anlayacağınız yaşadıklarımızı spor olsun diye yaşamıyoruz, tam anlamıyla yapısal bir dönüşüm (transformasyon) geçiriyoruz. Ergenekon’dan Balyoz’a, Fenerbahçe’den KCK’ya, ekonomik büyümeden yemin krizine kadar yaşananların birbiriyle güçlü bağları var. Belki bugün bunu görmekte zorlanıyoruz, fakat yakın bir gelecekte hepsi birer birer ortaya çıkacak.

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ÇOMÜ Haber 20 Temmuz 2018, Cuma