Sayfa yükleniyor...
COMUHABER.COM - Çanakkale'nin En Güncel Haber Sitesi
ÇOMÜ Haber

Bahçeli’den tam destek: Alayını imha edin!

Bahçeli’den tam destek: Alayını imha edin!

MHP Genel Başkanı Bahçeli: “MHP, TSK’nın başarılı olması, Türkiye’nin terörizmle savaşından alnının akıyla çıkması hususunda elinden gelen her türlü katkı ve manevi desteği eksiksiz verecek.” dedi.

Onbesyirmibes.com’un haberine göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin, TSK’nın başarılı olması, Türkiye’nin terörizmle savaşından alnının akıyla çıkması hususunda elinden gelen her türlü katkı ve manevi desteği eksiksiz vereceğini ve hükümetin arkasında sağlam şekilde duracağını bildirdi. Bahçeli “Kahramanlarımıza diyorum ki; ne kadar katil örgüt varsa gidin, bulun alayını birden imha edin. Biz yanınızdayız, sonuna kadar arkanızdayız.” dedi.

Bahçeli, MHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin çok zor bir dönemde sınır ötesine harekat düzenlediğini belirten Bahçeli, operasyonun riskli olmakla birlikte kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. PYD,YPG ve PKK’nın Türkiye için DAEŞ’le aynı oranda tehdit ve musibet olduğuna işaret eden Bahçeli Türk devletinin sınırlarını emniyete almak, egemenlik haklarını, milli çıkarlarını sonuna kadar savunmakla mükellef olduğuna dikkati çekti.

Bahçeli şöyle devam etti:

“Bu durum tartışmasız hukuki ve meşrudur. Bunu en başta ABD’nin bilmesi, geçen günlerde devlet ricaliyle görüşmeler yapan Barzani’nin anlaması gerekmektedir. ABD’nin ortak düşman olarak IŞİD’i gösterip PYD’yi perdelemesi, FETÖ’yle ilgili hala üç maymunu oynaması sorumsuzluk, hukuksuzluk, aynı zamanda utanmazlıktır. Türkiye’nin IŞİD’le doğrudan mücadelesi, bu vahşi örgütün eylemlerini daha da kamçılayacak, PYD-PKK cenahını daha da kışkırtacaktır.”

“MHP, hükümetin arkasında sağlam şekilde duracaktır”

Cerablus’ta askeri harekat sürerken PKK’nın Artvin’de anamuhalefet partisi liderinin bulunduğu konvoya saldırması ve Cizre’de 11 polisi şehit etmesinin müşterek terörist faaliyetlerin bir sonucu olduğuna değinen Bahçeli, “Tüm terör örgütleri sırayla Türkiye’ye saldırı düzenlemektedir ve korkarım ki bu kanlı süreç genişleyerek devam edecektir. Bu itibarla devletin teyakkuzda bırakılması, her türlü güvenlik tedbirini tüm vatan sathında alması yararlı ve hayatidir” dedi.

Bahçeli, DAEŞ, PYD/PKK’nın yok edilmesi için Türk milletinin artık ayakta olduğunu belirterek, partisinin hükümete verdiği desteği şöyle anlattı:

“Milliyetçi Hareket Partisi TSK’nın başarılı olması, Türkiye’nin terörizmle savaşından alnının akıyla çıkması hususunda elinden gelen her türlü katkı ve manevi desteği eksiksiz verecek, hükümetin arkasında sağlam şekilde duracaktır. IŞİD, PYD-PKK’yı yok etmek için Türk milleti artık ayaktadır. Terörizmi akıttığı kanda boğmak, Türk milletine meydan okuyan alçakları bataklıklarına gömmek Türkiye için tarihe, ecdada ve milli varlığımıza namus borcudur. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde hareket edilerek terör örgütleri tamamıyla tasfiye edilmelidir. Vakit terörü bitirme vaktidir. Kahramanlarımıza diyorum ki, ne kadar katil örgüt varsa gidin bulun, alayını birden imha edin. Biz yanınızdayız, biz sonuna kadar arkanızdayız.”

“Kürdistan’ın kurulma şansı minimum seviyede”

Emperyalizmin “küstahça ve ahlaksızca PYD-PKK üzerinden Kürdistan’a yeşil ışık yaktığını, yetki ve hakkı olmadığı halde vize verdiğini bildiren Bahçeli, “Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru açılması an meselesidir ve bunun önemli bir bölümünün alt yapı inşaatı tamamlanmıştır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ne pahasına olursa olsun bu ihanet oyununu, bu batıl hesabı gerekirse kanıyla, gerekirse canıyla bozmalıdır ve bozacaktır.” ifadesini kullandı.

Cerablus harekatının terörizmin belini kırma konusunda fırsat olmasını dileyen Bahçeli, “insanlığın yüz karası” olarak tanımladığı DAEŞ’in miadının yakında dolacağını, bu terör örgütünün sıkıştığı Rakka’dan da eninde sonunda çıkartılacağını vurguladı.

Bahçeli, “Türkiye’nin huzur ve istikrarı tümden bozulmadan, devlet ve millet bekası yıkılmadan Kürdistan’ın kurulma şansının minimum seviyede olduğunu” belirterek bu şansı artırmak için Türkiye’nin son bir yıldır terör örgütleri tarafından vurulduğunu ve diz çökmesi için zorlandığını öne sürdü. Bahçeli, “Buna göre 15 Temmuz FETÖ saldırısını kolektif terör eylemi olarak değerlendirmek abartı görülmemelidir.” diye konuştu.

Şeytani hedefin gerçekleşmesi halinde Batı’da FETÖ; Doğu ve Güneydoğu’da PKK-PYD-DAEŞ’in Türk vatanını kademe kademe işgal edeceğini ifade eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

“PKK, PYD, IŞİD, FETÖ tamamıyla küresel ve bölgesel vahşet politikalarını hayata geçirmenin, Türkiye’yi zaafa düşürmenin, toplumsal direnci kırmanın hem kuklaları hem de kirli maşalarıdır. Anadolu’nun istilası, bağımsızlığımızın itlafı yeniden masadadır.”

“Üst akla milli akılla cevap verilmelidir”

Türk milletinin iç savaş şartlarına gerileyerek yeni bir Fetret Devri’ne savrulmasının ve dağılıp parçalanmasının dayatıldığını dile getiren Bahçeli, Türk milletinin şu anda tam bir fitne ve fesat kampanyasıyla doğrudan muhatap olduğu bildirdi. Bahçeli, “15 Temmuz’da milli tepki doğmamış olsaydı, düşmanla boğuşa boğuşa teyit edilen milli hak ve çıkarlarımız, az kalsın terörizmin kanlı dişleri arasına sıkışarak öğütülmüş olacaktı.Emperyalizmin dört bir koldan kiraladığı katillerle saldırması, rehavetimizi ve boşluğumuzu kollaması tesadüf değildir. Üst akla, milli akılla cevap vermenin zamanı da çoktan gelmiştir.” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, gelişmelere doğru teşhis konmaması, tehditlerin boyut ve hedefinin milli bir akılla okunmaması ve düşman kampına milli kenetlenme ve kardeşlik ruhuyla cevap verilmemesinin sonuçlarının ağır olacağını vurgulayarak, “Türk milletinin zillet ve hezimet yaşamasını projelendirenler, boşuna sevinmemelidir; çünkü hevesleri haram ve hıyanet kursaklarında mutlaka kalacaktır.” ifadesini kullandı.

“Türk tarihinde ibret alınması, ders çıkarılması gereken pek çok sarsıntılı devirler olmuştur”

Bahçeli, milletlerin tarihinde acılı yıllar, sancılı dönemlerin olduğunu, böylesi dönemlere mukavemet ve mukabele gösterildiği müddetçe millet varlığının müessir vasfını koruyacağını ve geleceğin mümbit vasatına akacağını bildirdi.

Türk tarihinde ibret alınması, ders çıkarılması gereken pek çok sarsıntılı devirler olduğunu anımsatan Bahçeli, bu devirlerin zincirleme yol kazaları olsa da milli inanç ve iradeyle zaman içinde aşıldığını ve bir süre sonra istikrarlı ilerleme ve gelişme çarkının dönmeye başladığını söyledi.

Bahçeli, Türkiye coğrafyasının zorlu, çileli ve tehlikelerle çevrili olduğunu ama bunların hiçbirinin bin yıldır üzerinde yaşanılan toprakları vatan yapan yüksek adanmışlık, eşsiz asalet ve hayranlık verici ahlakın azmini kıramadığının, önünü kesemediğinin altını çizdi. Devlet Bahçeli, “Coğrafyamızı değiştiremeyiz. Kaldı ki bunu aklımızdan dahi geçirmeyiz.” ifadesini kullandı.

“Tam bağımsızlık Türk milletiyle simgeleşmiştir”

“Mensup olduğumuz aziz milleti inkar edemeyiz. Kaldı ki böyle bir kimliksizliğe ve tükenmişliğe heves edenleri de elimizin tersiyle iter, insan yerine bile koymayız.” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Şayet bir millet, karşısına çıkan buhran ve bunalımlar sonucunda yüzyıllar boyunca biriktirdiği haklarını kaldırıp bir kenara atsaydı, dünyada tarih diye bir şey olmaz, olamazdı. Türk milleti zorluklara direne direne güçlenmiş, gürbüzleşmiş, yerkürenin çehresini, insanlığın rotasını değiştirmiştir. Huzurun sukut ettiği zamanlarda milli yürekler ıstırap yumağı olsa da korkunç kavgalar göğüslenerek çağların şifreli kilidi açılmıştır.

Üstünlüğün maddi ve manevi kuvvetlerin bileşkesi olduğunu dikkate alırsak, buna en layık, en yakın, en hak eden şüphe yok ki büyük Türk milleti olmuştur. Milletimiz tarih boyunca haysiyetli ve şerefli yaşamayı tercih etmiştir. Aksini düşünmek hem haksızlık hem de vicdansızlıktır. İstiklalinden yoksun bir milletin insanlık aleminde uşaklıktan başka bir seçeneği olmayacağını kutlu ceddimiz her zaman hatırında ve saat gibi işleyen hafızasında tutmuştur. Tam bağımsızlık Türk milletiyle simgeleşmiştir. Milli varlığımız mazinin ihtişamından doğup istikbalin karanlık noktalarına, bilinmez köşelerine ışık tutabilen gür bir meşale halinde yüzyıllardır parlaya gelmiştir. Bu meşale sönmedikçe Türk milleti her zaman iddiasını, irfanını sürdürecek, zulmetin çıban başları hiçbir zaman nefes alamayacaklardır. Türkiye Cumhuriyeti, işte bu meşalenin direnç ve dehasıyla önünü aydınlatmaktadır.”

“Milli varlığımız karanlık çevreleri asırlardır rahatsız etmektedir”

Bahçeli, Türkiye’nin üzerinde asırlardır oyun oynandığını, büyüklüğün vakarında hedef olmanın, saldırıya uğramanın da bulunduğunu, ancak Türk milletinin de bundan korkmadığını vurguladı.

Milli varlığın karanlık çevreleri asırlardır rahatsız ettiğine dikkati çeken Bahçeli, şu görüşlere yer verdi:

“Türk milletinin bin yıllık kardeşlik ve kaderdaşlık mirasını çekemeyenler tıpkı leş avcısı akbabalar gibi etrafımızda dönmektedir. Bunlar acaba ne kapar, ne koparırız arayışıyla yanıp tutuşmaktadırlar. Yurdumuzu taksim hesapları hiç ara vermeden günümüze kadar gelmiştir. Türklüğü namus bellediği topraklarından çıkarma, bu olmuyorsa birbirine düşürme ve bölme planları güncellene güncellene bugünlere ulaşmıştır.

Savaş meydanlarındaki cesaretimiz karşısında baş eğip diz çökenler hiç vazgeçmemişler, ilk fırsatta bu defa da terörizmin tüm silah ve enstrümanlarını devreye sokarak sonuç almanın peşine düşmüşlerdir. Şu günlerde yaşadıklarımız tam da budur, dünde yaşananların devamı niteliğindedir. Cinayet nöbetinde birbiriyle yarışan terör örgütleri aslında zalimlerin ürettikleri nefret, haset ve husumet salgınını taşımak ve temsil etmek için rekabet halindedir. Bilhassa 20 Temmuz 2015’den buyana kanımız dökülmektedir. Bu hunharlık, sistemli, önü arkası çalışılmış, sonuçları ince hesaplarla tasarlanmış küresel bir saldırının sahaya indirilmiş acımasız komplosudur.”

“Fay hatları iyice hareketlendi”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, ABD destekli PYD’nin Suriye Demokratik Güçleri kılıfıyla Menbiç’e girmesi, sırayı Cerablus operasyonun alması, Esad’ın PYD’yi bombalaması, Türkiye’nin Rusya ve İran’la yakınlaşması bölgesel fay hatlarını iyice hareketlendirdiğine dikkati çekti.

Bahçeli, Türkiye’nin, 24 Ağustos sabah erken saatlerinde “Fırat Kalkanı” adı altında, Cerablus’taki IŞİD unsurlarını temizlemek amacıyla uluslararası koalisyon desteğiyle askeri operasyon başlattığını, Özgür Suriye Ordusu’nun bu operasyonda aktif olarak yer aldığını ve bordo bereliler ve tankların sınırın Suriye tarafına geçtiğini, obüs-roket atar ve tank atışıyla bölge ateş altına alındığını, aynı anda Türk savaş uçaklarının havadan operasyona katıldığını anımsattı.

Türkiye’nin milli güvenliğini korumak, sınır ötesi terörist yapılanmayı engellemek için mezkur askeri müdahalesinin, yerinde, haklı ve isabetli olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Ancak Cerablus’u IŞİD’ten arındırırken, boşalan alanlara PYD’nin yerleşmesine, Kobani-Afrin arasının bu terör örgütüne açılmasına kesinlikle, hiçbir şart altında müsaade edilmemelidir. PYD-YPG Fırat’ın batısına uzun süre önce geçmiştir. Afrin ile Menbiç arasında bulunan El Bap’ı ele geçirmek için teröristler hareket halindedir. Bu şekilde sözde terör kantonları arasında bağlantı kurulmuş olacaktır ki buna asla müsaade edilmemelidir. Bugüne kadar PYD’yi en fazla şımartan ve ön açan ABD’dir. ABD Dışişleri Bakanı geçen hafta, PYD’nin Fırat’ın doğusuna çekilmeye başladığını söylemiştir. Bu terör örgütü doğuda kalsa ne olacak, batıda bulunsa ne çıkacaktır. Nitekim terör her yerde, her zeminde terördür. PYD-PKK’yı zaman ve mekanın her bölümünden kazıyarak söküp atmak Türkiye’nin haysiyet ve şeref meselesi olmalıdır.

ABD’nin PYD’ye sözcülük yapması, lehine davranması, aklayıp temize çıkarmak için çırpınması bir defa insafsızlık, saygısızlık ve art niyetliliktir. Çünkü ABD, PYD ve PKK’yı çok açık şekilde arkalamakta, kullanmaktadır.
ABD, malum terör örgütlerinin ağızlarına bir damla bal sürüp, bu katillerin ilave yardımlarıyla Ortadoğu’nun haritasını siyasal ve ekonomik çıkarlarına göre tekrar çizmeyi arzulamaktadır.

FETÖ konusunda hala delil isteyen, hukuk hatırlatması yapan, 15 Temmuz darbe girişimi konusunda ikircikli ve tutarsız bir tavır takınan ABD’nin PYD-YPG-PKK’ya bakışı da çarpık, çürük ve hastalıklıdır. ABD Başkan Yardımcısı Biden’in 24 Ağustos’ta Türkiye ziyaretinde hem nalına hem mıhına vuran değerlendirmeleri bu düşüncemizi teyit eder niteliktedir.

ABD’nin gizli gündemi, Türkiye’yi baştan ayağa kelepçeleyip Suriye’nin kuzeyinde fiili bir durum yaratmak, Akdeniz’e kadar uzanan kirli bir koridor açmaktır. Bu maksatla IŞİD’in elinde bulunan Mare Hattı’nın PYD-YPG’ye geçmesi için çok yönlü ve sinsi bir hazırlık söz konusudur. Ülke olarak, küresel güçlerin oldubittisiyle Suriye’nin kuzeyinde terör koridoru oluşumuna sıcak bakmamız, tepkisiz durmamız milli aklın inkarıdır. Bu nedenle Menbiç’in kontrolü de sağlanmalıdır.”

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ÇOMÜ Haber 16 Ağustos 2018, Perşembe