SON HABERLER

Belediye’den Firuze Ateş’e Cevap Geldi

5 Aralık 2012, Çarşamba

ÇOMÜ Haber / Çanakkale’nin en çok konuşulan, her yazdığı gündem olan yazarı Firuze Ateş, geçtiğimiz günkü köşesinde Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Palabıyık’a yönelik hakaretlerine ve tavrına atıfta bulundu. 

Son olarak Prof. Hamit Palabıyık, Çanakkale Belediyesi’nin yeni yapacağı büyük belediye binasına dikkat çekmiş ve “Yeşil Proje” olarak lanse edilen projenin Çanakkale için bir katliam olacağını söylemişti. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’da, basın mensuplarının önünde Prof. Palabıyık’ı alaya almış, “Bizim jurideki hocalar biraz “dandik” çıktı. Hoca Palabıyık iyi ki tespit etmiş. Oraya belki camii yapabiliriz” demişti.

Firuze Ateş de, Başkan Gökhan’ın açıklamalarını eleştirdi ve “Bugünlerde Başkan Bey’in diline kırmızı biber mi sürsek ne? İkide bir “yüz karası” diyor, şimdi de ‘dandik’ çıktı. Yarın kim bilir ne diyecek” dedi.

“O ki bir binayı yanlış yere yaparsanız hem mimarını, hem de belediyesini utandırabilirsiniz”

Ateş’in yazısında dikkat çeken bir nokta da vardı. Firuze Ateş, Çanakkale Belediyesi’nin yeni bina projesine değindi ve  “Binanın yeri doğru mu yanlış mı tartışmalarına girmeyeceğim. Ancak bildiğim bir şey var ki Ülgür Bey bina yer seçimi konusunda sabıkalı bir başkan. Daha önce de Çanakkale Evi adını verdiği bir beton yığını iş merkezini daracık İskele Meydanı’na, denizin hemen kıyısına yapmaya kalkmıştı. Üstelik inşaat başlamış, memleket onca para harcamışken gelen baskılar yüzünden Gökhan o binayı yıkmak zorunda kaldı. İnanabiliyor musunuz, eğer Vali Bey’in ve Milletvekili Daniş’in baskısı olmasaydı o beton yığını bugün Çanakkale İskelesi’nde tüm çirkinliği ile arzı endam edecekti. Oysa o binayı daha uygun bir yere yapsalardı belki de çok güzel görünecekti. Demem o ki bir binayı yanlış yere yaparsanız hem mimarını, hem de belediyesini utandırabilirsiniz.” dedi.

Belediye Firuze Ateş’e Cevap Verdi

Çanakkale Belediyesi’nden de Firuze Ateş’in bu satırlarına cevap geldi. İnternet sitesinden yapılan kamuoyu açıklamasında “Çanakkale Belediye Başkanı’nın, Çanakkale Belediyesi’nin projelerine yer seçimleri konusunda sabıkalı olduğu savıyla, gerçeklerle hiç bir alakası olmayan bilgilerle, yanlış yönlendirmeler yapma eğiliminde takma isimlerle kaleme alınmış bu tür yazılar, maalesef bazı yerel basında, haber sitelerinde bilgi kirliliği yaratmaktadır” denildi.

Belediye yaptığı açıklama da Çanakkale Evi Projesi’nin gerçekleşmesi halinde, projenin kentin deniz yönünden girişte kente açılan bir giriş kapısı niteliklerini bünyesinde barındıran, kimlikli bir yapı olacağını da iddia etti.

İşte Çanakkale Belediyesi’nin yaptığı o açıklama:

04.12.2012 tarihli yerel ve bölgesel haberler veren bir gazetede yer alan köşede, gerçeği yansıtmayan bilgilerden oluşturulmuş bir yazı üzerine, kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatmak için bu açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Çanakkale Belediye Başkanı’nın, Çanakkale Belediyesi’nin projelerine yer seçimleri konusunda sabıkalı olduğu savıyla, gerçeklerle hiç bir alakası olmayan bilgilerle, yanlış yönlendirmeler yapma eğiliminde takma isimlerle kaleme alınmış bu tür yazılar, maalesef bazı yerel basında, haber sitelerinde bilgi kirliliği yaratmaktadır.

Bu yazıdan hareketle aslında Çanakkale kamuoyunun uzun yıllardır yakinen takip ettiği ve bildiği ” Çanakkale Evi” ile ilgili geçmişi bir kez daha özetlemek isteriz;

Şöyle ki;

2002 yılından beri Çanakkale’nin gündeminde olan, Anafartalar Oteli’nin bulunduğu arsanın da içine katılarak oluşturulacağı bir projeyle ilgili bir çalışma grubu da kurulmak suretiyle çalışmalar yürütülmüş, ayrıca İskele Meydanı Düzenleme Komisyonu adı altında bir komisyon kurularak toplantılar yapılmış ve 2007 yılına kadar gelinmiştir.

2007 yılı itibariyle Çanakkale Belediye Meclisi olarak İl Özel İdare Müdürlüğü’ne bir yazıyla mevcut alanın birlikte değerlendirilmesine ilişkin talebimizi iletmiştik. Ancak dönemin İl Genel Meclisinden herhangi bir girişim ve karar gelmediği için 2010 yılında yine ilgili kuruma yazılar yazılmış ve yine yeni bir gelişme olmamıştır.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, 2004 ve 2009 seçim beyannamelerinde “Çanakkale Evi” isimli yapıya ilişkin projeyi beyan etmiş, hatta Cumhuriyet Meydanı ve Kordon Boyunda bir yarışma sonucunda seçilen projenin görselleri kamuoyu ile paylaşılmıştır.  Bunlara ek olarak proje süreci kapsamında çeşitli STK’ larla da projenin tartışılması sağlanmış ve  projenin uygunluğuna ilişkin ortak kararlar alınmıştır.

2009 yılında Belediye Meclisinde proje alanına ilişkin imar plan tadilat düzenlemesi,           imar komisyonunun oy birliğiyle aldığı kararla önce Belediye Meclisince, ardından da  Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca “Çanakkale Evi Projesi” onaylanmıştır.

Son olarak 2010 yılında İl Özel İdaresi ve ilgili belediye yetkililerinin imza altına aldığı bir karar ile İl Özel İdaresi parselindeki yapıya ilişkin hukuki sürecin proje uygulamasını geciktireceği, her iki parselin ayrı ayrı düzenlemesinin uygun olduğunun düşünüldüğü fakat bu aşama sonrasında bir bütünlük oluşturulacak bir cephe düzenlemesinin yapılmasına dikkat edilmesi, böylelikle Çanakkale Belediyesi’nin mevcut yapı projesi ile İskele Meydanı düzenleme çalışmasını sürdürmesi, İl Özel İdaresinin de mülkiyetindeki otelle ilgili ilave katın kaldırılması, dış cephe düzenlemesi ve güçlendirme çalışmalarının yapılmasına karar verilmiştir.

Bu karar üzerine Çanakkale Belediyesi olarak, 2011 yılı bütçemize “Çanakkale Evi” projemizi koyarak, bütçe çalışmaları kapsamında Belediye Meclisine sunduk, tartıştık ve ihale sürecini tamamlayarak inşaata başladık.

Kaldı ki Çanakkale Evi Projesi eğer gerçekleşseydi; araştırıp, proje incelenmeden yazılan yazıda belirtildiği gibi, denizin hemen kıyısında bir beton yığını olmayacaktı. Aksine kentin deniz yönünden girişte, kente açılan bir giriş kapısı niteliklerini bünyesinde barındıran, kimlikli bir yapı olacaktı.

Çanakkale Belediyesini bu projeden vazgeçiren, söz konusu yazıda bahsedildiği gibi Sayın Vali ve Milletvekili Sayın Mehmet DANİŞ’in baskısı değildir. Kaldı ki böyle bir baskı asla söz konusu olmamıştır. Ayrıca kentimizin çok önemli bu iki şahsiyetinin isimlerinin, baskı gibi yakışıksız ifadelerle yan yana getirilmesi de son derece çirkindir.

Çanakkale Belediyesi tam da olması gerektiği gibi, yaptığı yatırıma, harcadığı paraya rağmen bu konuda son derece sağ duyulu bir yaklaşım göstermiş ve Anafartalar Otelinin bulunduğu parselin de, belediyeye ait parselle bir bütün halinde meydan ve yeşil alan olarak kullanılması adına yapılan protokole memnuniyetle imza atmıştır.

Böylelikle süreç, hızlı gelişmesi adına sözleşmeye bağlanmış ve  Anafartalar Otelinin de yıkılarak bu alanın yeniden yapılandırılmasına fırsat yaratılmıştır. Çanakkale Belediyesi’ de uzun yıllardır üzerinde durduğu ve gerçekleşmesi için aşındırmadık kapı bırakmadığı konuda, belki biraz geç de olsa haklılığını göstermiştir.

 

5 Yorum

  1. Ekrem says:

    belediyenin cevabı özrü kabahatinden büyük olmuş. Yapmaya başlamışlar, uyarılar üzerine yıkmışlar. Bir de keşke yıkmasaydı gibi lafı geveliyorlar

  2. O Bina says:

    İlk denemede başarısızlıkla sonuçlanan “meçhul” bir yerele belediye binası mülkiyetini devretme işleminin ikincisi hazırlanmaktaymış.
    Duyduk duymadık demeyin, peynir ekmek yemeyin.
    Bina bir olaya kurban gitmesin.
    Çanakkale, kentine sahip çık…

  3. YUHH Be says:

    Biraz önce duş aldım. Temizlendim mi kirlendim mi anlamadım. Her yer sarı çamur akıyo. Arkadaşlar bunlar daha iyi günlerimiz diyo

  4. Çamuru Su Protesto says:

    Mitingine bütün Çanakkale’yi bekliyoruz. Susma sustukça çamuru su sana da akacak.

  5. Çamurlu Suya Hayır says:

    Çamurlu suya para ödemek istemiyoruz.
    Cumhuriyet meydanında buluşalım.
    Çağdışı yönetim anlayışını protesto ediyoruz.
    Temiz su beslemelere, çamurlu su vatandaşa..
    Bu kabul edilemez. Su paralarımız nerelere gidiyor,
    Hesap verin…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.