Sayfa yükleniyor...
COMUHABER.COM - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Haberleri
ÇOMÜ Haber

Bu İş Örgüt İşimi?

Bu İş Örgüt İşimi?

Çanakkaleliler yarı çıplak dolaşıyorlar bunların yeri cehennemlik diyerek” Cuma vaazı verdiği iddialarından sonra, hemen hemen her ev ve işyeri kapısında bulunan notlar akıllara bunun arkasında bir örgüt mü var sorusunu getirdi?      

Dün sabah “ Müslüman Olmak Neyi Gerektirir” başlıklı kağıt parçalarını evlerinin, posta kutularının ve şirketlerinin önünde bulan Çanakkaleliler şaşkın. Müslümanlık dininde, demokrasi ve laiklik gibi temel kavramları küfür olarak nitelendiren, TBMM ve Atatürk inkılâplarını hedef alan yazının kimin neden dağıtıldığı bilinmiyor. Bir günde, kentte ki birçok ev ve işyerine bırakılan yazıyı gören vatandaşlar ise tepkili. Son zamanlarda sıklıkla artan; “içki içen gençler dayak yiyor ve imamlar “Çanakkaleliler yarı çıplak dolaşıyorlar bunların yeri cehennemlik ” vaazı veriyor” iddialarından sonra ortaya çıkan bu yazı ile şaşkına dönen kent sakinleri;”Gündüz vakti bu olay meydana geliyor. Emniyet bu konuda hiç mi önlem almadı? Mobese kayıtlarının incelenmesini ve sorumluların bir an önce bulunmasını istiyoruz” dediler.

İşte içeriğinde sıklıkla Kur’an-ı Kerim’den ayetler ile örnekler veren ve yazının sonunda” GENİŞ BİLGİ KİTAP İÇİN GOOGLE DEN “İMAN NASIL MUHAFAZA EDİLİR” DVD BELGESEL İÇİN “İMANI BOZAN İŞLER VE İŞLETMELER” İ TIKLAYIN” diyerek belirsiz bir adres bırakan o yazıdan kesitler:

Demokrasi ve Laiklik İslam Dininde Küfürdür!

Allahu Teala dilediği kulundan dilediği günahları affedebilir. Ancak şirk ve küfrü (inkar etmeyi) affetmez. Şirk Allaha ortak koşmaktır. Allaha şükürler olsun ki açıkça böyle şirk koşa­na rastlamadık. Ama şu şekilde şirk koşanlara çok rastladık. Şöyle ki Allahın isimlerinden binde El Hakemdir. Yani hüküm ve­rendir. Yani kullarının nasıl ve ne şekil yaşayacaklarına dair emir ve yasaklar koyan ancak Allah’tır. Bir ayeti kerimede de “Hü­küm vermek ancak Allaha aittir” buyrulmuştur. (Yusuf 40) Fakat Türkiye de yaşayan insanlar olarak çok iyi biliyoruz ki 1920’lerden sonra Hakimiyet yani emir ve yasak koyma Allaha değil millete verilmiştir. Hatta Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin den­mektedir. Türkiye de şeriat yani Kuran Kanunları değil (insanların kendi kafalarından çıkardıkları kanunlar) geçerli olmaktadır. Bu yetmiyormuş gibi birde Laiklik şartı vardır. Yani dinin emirleri devlet işlerine karıştırılamazmış. Çıkarılan kanunlar dine uygun olamazmış! Bu sebeple demokrasi de, laiklik de İslam’a tamamen ters olan küfür sistemleridir. Partiler ise Laik ve Demokrasi yönetimini ayakta tutan unsurlardır. Çünkü hangi parti başa gelirse gelsin önce Laikliğe. De­mokrasiye. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacaklarına dair yemin ederler. Halbuki Maide suresi 44.ayette “Kim Allahın indirdiği hükümlerle hükmetmezse işte onlar kafirlerdir” buyrulduğundan bu şekilde yemin edenler ve Allahın indirdiği hü­kümlerle hüküm vermeyenler Allahın bildirdiğine göre kafir olmuş olurlar. Allahın kafir dediğine kafir dememek yani Allahın dedi­ğinin tersini söylemek ise küfürdür yani inkar ve kafirliktir.

Gelelim oy verenlere; oy verenler de Laikliğe ve demokrasiye bağlı kalacaklarına dair yemin edecek olan ve Allahın indir­diği hükümlerle hüküm vermeyecek olan kimselere oy verip devletin başına idareci olarak getirdiklerinden dolayı imandan çıkar­lar. Çünkü küfre rıza göstermek ve küfre destek olmak küfürdür. Başka bir ifade ile Demokrasi partilerle ayakta durur, partiler de oylarla ayakta durur. Küfür sistemini ayakta tutmak kafirliktir.

TBMM Dine Uygun Yasa Çıkarmıyor!

Laikliğin olmadığı sadece demokrasinin olduğu Cezayir de yapılan seçimlerde % 80 çoğunlukla seçilen ve şeriatı savu­nan Milli Selamet Cephesi askeriye tarafından kapatılmıştı. Bu da gösteriyor ki Demokrasinin yani halkın çoğunluğunun görüşü­nün kabul edildiği söylenen yerlerde bile halkın çoğunluğu İslam’ı isterlerse buna izin vermiyorlar. Darbe meydana geliyor. Ya birde Laikliğin bulunduğu ve şeriattan bahsetmenin suç olduğu bir ülkede bu yolla şeriatı getirmek hiç mümkün olur mu. Müm­kün olmaz ama farzedelim ki bir İslam devleti kurdular. Ama kurana kadar da Allahu Tealanın ve Resulünün izin vermediği bir çok küfür sözleri ve hareketleri yaptılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi ise dine uygun kanunların çıkarılmadığı, çıkarılmasını teklif etmenin dahi suç sayıldığı bir meclistir Bu sebeple bu mecliste devamlı küfür sözleri ve kanunları konuşulacağından Müslüman­lar burada bir an dahi oturamazlar.

Ant İçmek Şirk Sebebi!

Kimileri bu konudaki ayet ve fetvalara kulak vermeyerek sadece iyi niyetlerle mesela “yavaş yavaş olacak veya bu gelmez­se daha kötüsü gelir” diyerek veya daha başka iyi niyetlerle oy verirler. Ama bu kimseler bilsinler ki iyi niyet haramı helal yapma­dığı gibi şirki de imana çevirmez. İmanı bozan şeyler sadece partilerde mevcut sanılmasın. Günümüz okullarında da mevcuttur. Çünkü ilkokullarda hergün çocuklara “Ey ulu Atatürk açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim” diye (ant) yemin verdiriliyor. Ders kitaplarında ise Atatürk’ün İslam’a zıt olarak yaptığı devrimler iyi tur şeymiş gibi öğretiliyor. Mesela Şeriat bizi geri bıraktı. En iyi yönetim Demokrasidir. Laikliktir. Arap harfleri karma burma olduğu için harf devrimi yapıldı. Latin harfleri getirildi. Kadın ve Erkek kıyafetleri değiştirildi. Zina. faiz. içki daha bir çok şeyler serbest bırakıldı. 23 Nisan 19 Mayıs 29 Ekim gibi günler bayram olarak kutlandı. Çünkü bu günlerde hakimiyet hakkı millete verildi. Yani Şeriat kanunları kaldırıldı. Halbuki bir fetvada “Bir kimse nevruz günü (Mecusilerin ilkbaharın gelişini kutladığı günü) kafirlerin toplandığı yere giderse kafir olur” diye yazılıdır. (Fıkhı Ekber Şerhi Aliyyül Kari S; 345) Nevruz gününe katılanlar bile kafir oluyorsa Şeriatın kaldırıldığı günlere bayram diye katılanlar katmerli kafir olurlar. Değil bir diploma için hatta dünyayı bile verecek olsalar imanımızı bozacak şeyler yapamayız. Çünkü ölün­ce azabı vardır. Böyle bir devletin açtığı ve açılmasına izin verip gözetim altında tuttuğu bu okullara. isterse bu okulun adı imam hatip olsun isterse özel okul olsun yine çocuklar gönderilemez. Çünkü yukarıda yazılanlar bu okullar içinde geçerlidir. Zaten bu okulların kitapları da müfredatı da Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanmaktadır. Yukarıda manasını yazdığımız Nisa 140. ayeti kerime de ise İslam’a ters düşen şeylerin de öğretildiği ve de harama, helale dikkat edilmediği böyle yerlerde eğitim almak şöyle dursun, oturmaya bile izin verilmiyor.

Böyle Devlete Asker Gönderilmez!

Peki böyle bir devletin askerliğini (bekçiliğini) yapmaya gençler gönderilebilir mi. Tabi ki gönderilemez. Çünkü askerlere ye­min törenlerinde küfür (inkar) manasına gelen sözler söylettiriliyor ve İslam’a uymayan. Şeriatı çağdışı gören bir devletin bekçiliği yaptırılıyor. T.C mahkemeleri yetkilidir gibi sözlere imza atmak da imanı tehlikeye sokan işlerdendir. Çünkü ancak Allaha ait olan şeylerde hiç kimseyi ortak yapamayız, yetkili sayamayız. Aksi taktirde şirk koşmuş oluruz.Türkiye’de bir çok imam olmasına karşı bunları size anlatmadılar değil mi. Anlatamazlar çünkü imamlar hatta tüm me­murlar aldıkları maaş karşılığında laikliği, demokrasiyi ve inkılapları koruyacaklarına ve davranış halinde göstereceklerine dair imza atarlar ve dinden çıkarlar. Artık bu imamların arkasında kılınan namazların kabul olmayacağını söylemeye gerek var mı acaba. İslam devletinin olmadığı bir yerde bu yazılanları yaşamak elbette ki zordur. Haber/Foto:Şebnem Göksel – Yaşam Gazetesi

2 Yorum

  1. vatandaş rıza 03 Eylül 2012 Cevapla
    • ebudavet 18 Nisan 2014 Cevapla

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ÇOMÜ Haber 13 Nisan 2021, Salı